Sürücü kursu Ehliyet kursu ehliyet ve sürücü belgesi alacakların ehliyet portalı
Ana Sayfa Ehliyet Sınav Sonuçları Ehliyet Sınav Yerleri Ehliyet Sınav Soruları SıkçaSorulanSorular İletişim-Ulaşım

Genel Bilgiler
Kursumuzdan Resimler
UlaşımTelefonlar
Ehliyet sınıfları
Mevzuat
Online Kayıt
Gerekli Evraklar
Sürücü Belgesi İşlemleri
Sürücü Kursları
Türkiye Sürücü Kursları
Dönem Açılış Tarihleri
Aranan Şartlar
Ehliyet Ücretleri
Operatör belgesi fiyatları
Gecmiş ehliyet sınav soruları
Gerekli linkler
 
Operatörlük Belgeleri
Forklift belgesi
Forklift ehliyeti
Forklift ehliyet ücreti
Vinç ehliyet ücreti
Kazıcı Yükleyici ehliyet ücretleri
Vinç Ehliyeti
Kazıcı yükleyici ehliyeti
 
Online Testler
Online Trafik Testleri
Online A2 Motor testleri
Online Motor Testleri
Online İlkyardım Testleri
 
Ehliyet Sınavları
Ehliyet deneme sınavı
Ehliyet Sınav Tarihleri 
Direksiyon Sınav Tarihleri
Sınav Kuralları
Mtsk Sınav Esasları
Direksiyon sınav yerimiz
Ehliyet puanı hesaplama 
 
Online Dersler
Trafik ve Çevre Bil.
Geçme Yasakları
Motor Bilgisi
A2 Motor Soruları
İlkyardım Bilgisi
İlkyardım
Ehliyet Testleri
Resimlerle İlkyardım

Tüm Çıkmış Sorular
2004 ehliyet soruları
2005 ehliyet soruları
2006 ehliyet soruları
2007 ehliyet soruları
2008 ehliyet soruları
2009 ehliyet soruları
2010 ehliyet soruları
 
Trafik İşaretleri
Trafik Uyarı
Trafik Tanzim
Trafik Bilgi İşaretleri
Durma ve Parketme
Otoyol İşaretleri
Bilgi İşaretleri
Yol Çizgileri
Kaplama Üstü Çizgiler
Plaka Türleri
Trafik İşaretleri Anlamı
Trafik polisi işaretleri
Trafik Makaleleri
Trafik Kazaları
Trafik Soruları

Src Belgesi
Src Belgesi ve Src Belgeleri Hakkında
Sınavsız başvurular süresiz uzatılmıştır..

src belgesi
Hava Durumu
Ehliyet Harçları
Harç Ücretleri
Etiketler
Direksiyon dersi
Araba oyunları

 Atatürk
ATATÜRK'ÜN HAYATI VE KİŞİLİĞİ

Mustafa Kemal Atatürk,1881 yılında Selânik'te doğdu. Babası Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde Hanım'dır. Ali Rıza Efendi Selânik yerlilerindendi. Uzak dedeleri Vidin'den ayrılarak Serez'de yerleşmişler, oradan da Selânik'e gelmişlerdi. A1i Rıza Efendi, hayatının ilk devirlerinde gümrük memurluğu yapmış, daha sonraları memuriyeti terkederek kereste ticareti ile meşgul olmuştu. Atatürk'ün annesi Zübeyde Hanım da Selânik yakınlannda Langaza adı verilen kasabada yerleşmiş eski bir Türk ailesine mensuptu. Bu aile, soy olarak Anadolu'dan Rumeli'ye geçmiş yörüklerdendi ve 'Varyemez oğulları' olarak tanınıyorlardı. Bu ailenin Langaza'da büyük çiftlikleri vardı; tarım yanında hayvancılıkla meşgul idiler.
1871 yılında Zübeyde Hanım ile evlenen Ali Rıza Efendi'nin henüz elli yaşlarında iken 1888 yılında ölmesi üzerine, yedi-sekiz yaşlarında yetim kalan küçük Mustafa'nın büyütülmesi ve yetiştirilmesi görevi, büyük Türk kadını Zübeyde Hanım'a düştü.


Atatürk Resimleri İçin Tıklayın
Atatürk Kronolojisi
Atatürk'ün Gittiği Okullar
Atatürk'ün Çocukluğu Okul hayatı
Atatürk'ün Çocukluğuna ait anıları
Atatürk için yazılmış şiirler

Küçük Mustafa, ilk öğrenimine bir süre annesinin arzusuna uyarak Hafız Mehmet Efendi'nin mahalle mektebinde devam etti; fakat çok geçmeden babasının isteği ile Selânik'te çağdaş eğitim yapan Şemsi Efendi Mektebi'ne geçti ve ilkokulu burada bitirdi. Şemsi Efendi, yeni öğrencisinin yeteneklerini ve zekâsını takdir ettiğinden, küçük Mustafa'nın kendi okulunda bulunmasından son derece memnundu. Küçük Mustafa, bu okulda okurken babası öldü. Bu sıralarda isimleri Makbule ve Naciye olmak üzere kendisinden küçük iki kız kardeşi bulunuyordu. Babaları öldüğü zaman küçük Mustafa yedi, Makbule bir yaşını henüz doldurmuştu; Naciye ise kırk günlüktü. Bu en küçük kardeşleri genç kız iken Selânik'te öldü.

Ali Rıza Efendi'nin ölümü üzerine, Zübeyde Hanım üç çocuğu ile bir süre Selânik yakınlarındaki Rapla çiftliğinde subaşılık yapan kardeşi Hüseyin Efendi'nin yanına yerleşti. Çiftlik hayatı nederiyle küçük Mustafa'nın öğrenimi ister istemez bir süre aksamıştı. Fakat çok geçmeden Selânik'e dönerek halasının yanında, bıraktığı yerden öğrenimine devam etti.

Küçük Mustafa, Şemsi Efendi İlkokulu'ndan sonra bir süre Selânik Mülkiye Rüştiyesi'ne devam etti ise de Kaymak Hafız adlı Arapça öğretmeninin kendisine haksız yere sopa ile vurması üzerine bu okuldan ayrıldı ve 1893 yılında kendi kararı ile Askerî Rüştiye'ye müracaat ederek öğrenimine burada devam etti. Yazları, dayısı Hüseyin Efendi'nin yanına gider, okul zamanına kadar çiftlikte kalırdı. Mustafa bu okulu gerçekten sevmişti. Arkadaşları arasında zekâsı ve üstün yetenekleri ile kısa zamanda kendisini gösterdi ve öğretmenlerinin sevgisini kazandı; öğretmenleri neredeyse kendisine bir arkadaş muamelesi yapma gereğini hissetmişlerdi.

Bu okulda matematik öğretmenliği yapan Yüzbaşı Mustafa Efendi, genç öğrencisinin yetenekleri ve zekâsı karşısında sınıftaki diğer Mustafa'larla aralarındaki farkı belirtmek üzere öğrencisinin adının sonuna "Kemal" ismini ilâve etti. Artık genç öğrenci Mustafa Kemal olmuştu.

Mustafa Kemal, Selânik Askerî Rüştiyesi'ni bitirdikten sonra 1896 yılında Manastır Askerî İdadisi'ne girdi. Burada Ömer Naci i1e arkadaşlık etti. İlerde ünlü bir hatip olarak tanınacak olan bu kişi, Mustafa Kemal'in hitabet ve edebiyat sevgisinde etkin rol oynadı. Yakın arkadaşlanndan biri olacak olan Ali Fethi (Okyar) de bu okulda öğrenci idi. Genç Mustafa Kemal, askerî öğreniminin yanısıra yabancı dil öğrenimini de ihmal etmiyor; yazları izinli olarak Selânik'e döndüğü zaman Fransızca dersleri alıyordu.

Genç Mustafa Kemal, Manastır Askerî İdadisi'ni de başarı ile bitirerek 13 Mart 1899 tarihinde İstanbul'da Harp Okulu'na girdi. 3 senelik başarılı bir Harbiye öğreniminden sonra 10 Şubat 1902'de bu okulu Teğmen rütbesiyle bitirdi ve öğrenimine Harp Akademisi'nde devam etti.1903 yılında Üsteğmen olmuştu.11 Ocak 1905 tarihinde de Kurmay Yüzbaşı rütbesiyle Harp Akademisi'nden mezun oldu. Harp Okulu'nda ve Harp Akademisi'nde de zekâsı, yetenekleri ve üstün kişiliği ile kendisini arkadaşlarına ve hocalarına tanıtmış, onların içten sevgi ve saygısını kazanmıştı. Askerlik derslerine büyük ilgisi yanında matematiğe, edebiyata ve güzel söz söylemeye karşı da merakı ve eğilimi vardı. Harbiye'de ve Harp Akademisi'nde, memleket ve millet davaları ile ilgilenmesi, düşüncelerini cesaretle ifadeden çekinmemesi sebebiyle aydın ve inkılâpçı bir subay olarak tanınmıştı. Devir istibdat idaresi idi ve bu davranışları aleyhine olabilirdi; ancak çevresince gerçekten çok sevilişi, düşüncelerinde samimi oluşu, onun herhangi bir tertibe kurban gitmesini önlemişti. Bununla beraber Harp Akademisi'nden mezuniyetini izleyen günlerde istibdat ve padişahlık rejimi aleyhindeki düşünceleri ve durumu, şüphe çekerek birkaç ay İstanbul'da tutuklu kaldı; sonra bir nevi sürgün olarak vazife ile 5 Şubat 1905 tarihinde Suriye bölgesine, Şam'a atandı.




 

Reklam
,
DeSiGnBy: Ol©@y ©2001 Telif Hakkı © 2001 Olcay Sürücü Kursu sitesinde bulunan bileşenler,yazılar,resimler ve tasarımların yayın hakları saklıdır.